Kartal Uyuşturucu Avukatı​

Kazaya karışan araçların değer kaybı tazminatının tahsili için uzman desteği sunuyoruz.

Kartal Uyusturucu Avukat

Uyuşturucu avukatı; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 185. ve 196. Maddeleri arasında Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar bölümü altında düzenlenen ve genellikle halk arasında 188. Maddede düzenlenen “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” suçlarından ve 191. Maddede düzenlenen “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçlarından yargılanan kişilerin müdafiliğini yapan avukat olarak anlaşılmaktadır.

Uyuşturucu avukatı; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 185. ve 196. Maddeleri arasında Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar bölümü altında düzenlenen ve genellikle halk arasında 188. Maddede düzenlenen “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” suçlarından ve 191. Maddede düzenlenen “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçlarından yargılanan kişilerin müdafiliğini yapan avukat olarak anlaşılmaktadır. Avukatlar için “uyuşturucu avukatı” yahut “hırsızlık avukatı” gibi bir ayrım yapmak yerinde bir niteleme olmayacaktır. Elbette bir avukat özellikle belirli bir alanda süregelen dosyaları almakta özgürdür. Meslekte belli bir süre kıdemden sonra belirli bir alanda uzmanlaşmak da üstat avukatlar tarafından tavsiye edilir.

Ancak bu iki suç maddesi dışında yukarıda da bahsedildiği üzere örneğin 187. Maddede düzenlenen “Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma”, 190. Maddede düzenlenen “Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma” veya 193. Madde de düzenlenen “Zehirli madde imal ve ticareti” gibi suçlar da İstanbul Uyuşturucu Avukatının bakabileceği suç çeşitleri arasında bulunmaktadır.

Uygulamada daha çok karşılaşılan iki suç tipi ilk paragrafta bahsedildiği üzere uyuşturucu ticareti ve uyuşturucu kullanıcılığı suçudur. Aşağıda sorular eşliğinde İstanbul Uyuşturucu Avukatının ne anlama geldiği, hangi tür dosyalara baktığı, özellikle sanıkların miktar azlığını beraat gerekçesi yapması hatasını detaylıca izah edeceğiz. Evet, en çok yapılan hata kilo/adet hesabının yanlış değerlendirilmesidir. Nitekim bazı dosyalarımızda 5 adet uyuşturucu hap ile Uyuşturucu ticareti suçundan yargılanan, 1 kilo kannabinoid (esrar) ile uyuşturucu kullanıcılığından yargılanan müvekkillerimiz bulunmaktadır.

Bu sebeple bir uyuşturucu avukatı; suçun hukuki nitelemesinin nasıl olacağını, bu nitelemenin adli makamlarca doğru yapılıp yapılmadığını, bu doğrultuda hak kaybına uğrayıp uğramadığınızın tespit edilmesini ve gerekli önlemlerin alınmasını, adli makamların bir suçu incelerken hangi noktalara dikkat ettiklerini sizin lehinize olacak şekilde sizinle birlikte en az zararla çıkmaya çalışan kişidir.

Uyuşturucu Avukatı Nedir?

Türk Hukukunda özellikle “uyuşturucu avukatı” veya “İstanbul uyuşturucu avukatı” şeklinde bir avukat nitelemesi bulunmamaktadır. Baroya kayıtlı tüm avukatlar, uyuşturucu avukatı olabilir.

Bu noktada önemli olan; avukatın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 185. ve 196. Maddeleri arasında Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar bölümü altında düzenlenen suçlar konusunda bilgi ve deneyime sahip olmasıdır. Zira ceza hukuku, tecrübe ve bilgi üzerine inşa edilir. Her ne kadar tüm avukatlar, uyuşturucu avukatı olabilirse de bu alanda tecrübesi ve bilgisi olan avukat tercih sebebi olacaktır.

Örneğin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 191. Maddesinde düzenlenen “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçu yargılamasında uyuşturucu avukatı ile çalışmak zaruri değilse de aynı kanunun 188. Maddesinde düzenlenen “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” suçunda sanığı, bir müdafiin temsil etmesi ve haklarını gözetmesi kanunu zorunluluktur.

Avukat ile çalışma zorunluluğu olsun yahut olmasın gerek uyuşturucu ticareti veya uyuşturucu kullanıcılığı suçu için gerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen diğer suç çeşitleri için bir avukatla çalışmanız Altınoklu Avukatlık bürosu adına şiddetle tavsiyemizdir.

Uyuşturucu Avukatının Görevleri Nelerdir?

Bir uyuşturucu avukatı; ceza yargılamasında sizin haklarınızı savunan, adli makamlarca yapılan nitelemelerin doğruluğunu denetleyen, uyuşturucu ticareti yahut uyuşturucu kullanıcılığı suçunun cezasından en az zararla çıkmanız noktasında sizin lehinize çabalayan kişidir.

Tüm ceza yargılamalarında olduğu gibi uyuşturucu dosyalarında da en önemli nokta kollukta yahut savcılıkta verilen ilk ifadedir. Bu ifade tüm ceza yargılamasının bel kemiğini oluşturur. Tüm yargılama deliller ile birlikte bu ifade üzerine inşa edilir.

Bu sebeple gerek delillerin değerlendirilmesi gerek ilk ifade verilmesi sırasında bir uyuşturucu avukatı yahut doğru tabir ile uyuşturucu davalarında uzmanlaşmış avukat bulunması zararınıza olmayacaktır.

Uyuşturucu Avukatı ile Çalışmanın Avantajları

Ceza yargılamasının kuralları; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile belirlenir. Bu kanun yargılamanın usule uygun yürütülmesini sağlar. Yargı unsurlarının (Hakim, Savcı ve Avukat) bu kanuna uyarak yargılamayı neticelendirmesi gerekir.

Bu usul kanunu 17/12/2004 tarihinde 25673 sayılı resmi gazete ile yürürlüğe girmiştir. Tüm vatandaşlar, bu kanunu inceleyerek ceza yargılamasının usulünü anlayabilir.

Ancak bu husus bir elektrik işini elektrik ustasına devretmek yerine kişinin kendi başına yapmasına benzer. Yanlış bir hareket kişinin çarpılması ile sonuçlanabilir. Nitekim uyuşturucu avukatı yahut doğru tabir ile uyuşturucu davalarında uzmanlaşmış avukat gerek tecrübesi ile gerek bilgisi ile sizin en az zarar ile mevcut durumdan kurtulmanızı sağlamayı hedeflemelidir.

Örnek olarak; uygulamada pek çok kez uyuşturucu ticareti suçunda suçun işlendiği yer noktasında ihtilafın bulunduğu, arama kararlarının usulüne uygun alınmadığı, üstün körü soruşturmanın yapıldığı görülmektedir. Bu noktada bir uyuşturucu avukatı yahut doğru tabir ile uyuşturucu davalarında uzmanlaşmış avukat olarak keşif talebinde bulunarak 5237 sy. Türk Ceza Kanunu 188/4-b fıkrası uyarınca yarı oranında artırım yapmanın hukuka uygun olup olmadığını tespit edecek yahut arama kararının usule aykırı elde edildiğini tespit ederek savunmasını yapacaktır.

Aslında bu hususlar maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için yargı unsurlarının re’sen (kendiliğinden) gözetmesi gereken hususlar olsa da İstanbul gibi yoğunluğun çok olduğu şehirlerde dikkatlerden kaçan pek çok hukuka aykırılıkların olduğuna şehadet ediyoruz.

Bu ve benzeri durumlarda uyuşturucu avukatı yahut doğru tabir ile uyuşturucu davalarında uzmanlaşmış avukat oldukça fazla sorumluluk almakta ve müvekkilinin hak kaybına uğramaması noktasında uyuşturucu dosyasına hakim olması gerekmektedir. Bir uyuşturucu avukatı da sizin adınıza tüm bu süreçleri takip ederek hem size bilgi vermeli hem de dosyayı takip ederek hak kayıplarını minimize etmelidir.

Uyuşturucu Suçları Nelerdir?

Uyuşturucu suçları denildiği zaman 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 185. ve 196. Maddeleri arasında Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar bölümü altında düzenlenen tüm suçlar akla gelmelidir.

Uyuşturucu suçları tabiri, halk arasında uyuşturucu ticareti suçu ve uyuşturucu kullanıcılığı suçu yerine kullanılan bir tabirdir. Uygulamada da benzer şekilde uyuşturucu suçları denilince ekseriyet ile bu iki suç akla gelmekteyse de uyuşturucu suçları, ceza kanununda ve doktrinde daha geniş anlamda kullanılmaktadır.

Bu itibarla uyuşturucu suçlarını şu şekilde sayabiliriz;

  • Madde 185 – Zehirli madde katma
  • Madde 186 – Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti
  • Madde 187 – Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma
  • Madde 188 – Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
  • Madde 190 – Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma
  • Madde 191 – Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak
  • Madde 193 – Zehirli madde imal ve ticareti
  • Madde 194 – Sağlık için tehlikeli madde temini

Uyuşturucu Madde Kullanma Suçu Nedir?

Uyuşturucu madde kullanma suçu, 5237 sy. Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesinde düzenlenen tam adı ile “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” olan bir suç çeşididir.

Uyuşturucu madde kullanma suçu, madde başlığından da anlaşılacağı üzere yalnızca kullanmanın cezalandırıldığı bir suç değildir. Kullanmanın yanında kullanmak amacı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak da aynı şekilde bu suçu oluşturmaktadır.

Bu sebeple uyuşturucu maddeyi satıcıdan satın almış ancak henüz kullanmamış olsanız da şartları oluştuysa 5237 sy. Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesinde düzenlenen ve halk arasında Uyuşturucu madde kullanma suçu olarak bilinen Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçunun faili kabul edilirsiniz.

Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu Nedir?

Uyuşturucu madde ticareti suçu, 5237 sy. Türk Ceza Kanunu’nun 188. Maddesinde düzenlenen tam adı ile “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” olan bir suç çeşididir. Madde başlığından da anlaşılacağı üzere uyuşturucu ve uyarıcı maddenin ticari bir saik ile kanunun aradığı seçimlik hareketlerden birinin fiile dökülmesi ile oluşur.

Uyuşturucu madde ticareti suçunun oluşabilmesi için pek çok eylem vardır. Bu eylemler madde metninde tek tek sayılmıştır. Bunlar; Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imali, ithali, ihracı, satılması, satışa arz edilmesi, başkalarına verilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması, satın alınması, kabul edilmesi, bulundurulması şeklindedir.

Uyuşturucu madde ticareti suçu oldukça kapsamlı bir suç olup yargılama sırasında suçun, yukarıda sayılan hareketlerden hangisi ile eyleme döküldüğü ve suçun nitelemesi noktasında karışıklıkların olduğu tarafımızca pek çok kez müşahede edilmiştir.

Aynı şekilde halk arasında da yapılan en büyük hata; uyuşturucu maddeyi satmadığını yalnızca bir yerden başka bir yere götürdüğünü iddia eden sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan yargılanmayacağını düşünmesidir. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere uyuşturucu madde ticareti suçu pek çok fiil ile işlenebilmektedir. Bu fiillerin ticari saik ile işlenmesi gerekir.

En nihayetinde uyuşturucu madde ticareti suçlarının cezaları oldukça yüksek olup farklı bir infaz rejimine de tabiidir. Bu yargılama ilk ifadeden hükmün kesinleşmesine kadar yapılan her savunmanın ne kadar önem arz ettiğini bizlere göstermektedir.

Uyuşturucu Suçlarının Cezası Nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda çeşitli uyuşturucu suçları bulunmaktadır. Her suçun cezası farklı olup aşağıda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre her suçun cezasını bulabilirsiniz;

  • Madde 185 – Zehirli madde katma suçu; iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
  • Madde 186 – Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti suçu; bir yıldan yedi yıl sekiz aya kadar hapis ve ikibin güne kadar adlî para cezası
  • Madde 187 – Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçu; bir yıldan yedi yıl sekiz aya kadar hapis ve adlî para cezası
  • Madde 188 – Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu; sekiz yıldan altmış yıla kadar hapis ve adli para cezası
  • Madde 190 – Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçu; beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve adlî para cezası
  • Madde 191 – Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçu; ki yıldan yedi yıl 6 aya kadar hapis cezası
  • Madde 193 – Zehirli madde imal ve ticareti suçu; iki aydan bir yıla kadar hapis cezası
  • Madde 194 – Sağlık için tehlikeli madde temini suçu; altı aydan bir yıla kadar hapis cezası

Bu maddelerde düzenlenen cezalar bildirilirken en alt sınır ile en üst sınır (artırımlar ile birlikte) göz önüne alınmıştır. Örneğin kanunda uyuşturucu kullanma suçu 2 yıl – 5 yıl arasında cezalandırılacağı ifade edilmişse de 191/10. Fıkrasında “Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.” Amir hükmü bulunmakta ve ceza yarı oranında artırılacağı bildirilmektedir. O halde üst sınır beş yıl iken yedi yıl altı aya çıkmaktadır.

Uyuşturucu Suçlarında Tutuklama Olur Mu?

Tutuklama, 5271 sy. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. Maddesi ve devamı maddelerde düzenlenen bir koruma tedbiridir. Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. Tutuklama nedenleri ise kanunda tek tek sayılmış olup bunlar;

  • Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa,
  • Şüpheli veya sanığın davranışları Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme; Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa,
  • Ve 5271 sy. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. Maddesinin 3. Fıkrasında sayılan suçlardan (katalog suçlar) birinin varlığı halinde tutuklama nedeni var sayılacaktır.

Uyuşturucu suçları olarak tabir edilen ve halk arasında yalnızca uyuşturucu ticareti ve uyuşturucu kullanma suçlarına karşılık gelen suçlarda ise uygulamada uyuşturucu madde kullanma suçunda tutukluluk olmasa da uyuşturucu ticareti suçunda yüksek ihtimalde tutukluluk olacaktır.

Ancak uyuşturucu suçları bunlar ile sınırlı olmadığını yukarıdaki başlıklarda da izah etmiştik. Bu ifade edilen durum; somut olaya göre, yapılacak savunmaya göre ve yukarıda bahsedilen 100/3 fıkrasındaki suçlar ve tutuklama nedenlerinin varlığına göre değişebilecektir.

Uyuşturucu Davalarında Savunma Nasıl Yapılır?

Uyuşturucu suçları yukarıda da izah ettiğimiz üzere yüksek cezalar ile karşı karşıya kalınan suçlardandır. Bu sebeple bu suçlar ile alakalı yapılacak savunma hayati öneme sahiptir. 

Her olaya göre savunma stratejisi değişkenlik gösterir. Bazı durumlarda usulüne uygun bir arama kararı olmaması nedenine dayanarak savunma yapılırken bazı durumlarda suç vasfının uyuşturucu ticareti değil de kullanmak amacıyla uyuşturucu madde olduğu savunması yapılabilir.

Bu savunmalar örnek savunmalar olup her somut olaya göre farklı stratejilerin izlenmesi gerekir. Uygulamada mahkumların, tutukluların, tutuksuz yargılananların yahut yakınlarının birbirlerinin dosyalarını kıyasladığı sıklıkla görülmektedir. Ancak anlaşılması gereken her somut olay birbirinden farklıdır. Küçük ve önemsiz sanılan farklar aslında usul hukukuna veya esasa temelden etki edecek büyük farklar olabilir.

En basit örnek; ayrı ayrı 100 gr uyuşturucu madde yakalatan iki sanıktan/şüpheliden birinin toplu birinin paketli halde ele geçirilmesi durumunda toplu yakalatan sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğuna dair savunma yapmak daha kolay olacaktır. Yahut diğer bir örnek; bu iki sanığın/şüphelinin, uyuşturucu madde yakalattığı yerde hassas terazinin bulunması ve bulunmaması da önemli bir fark olacaktır.

Bu sebeple uyuşturucu davalarında yapılacak başarılı bir savunma; kollukta verilen ilk ifadeden başlayıp kararın kesinleşmesine kadar sürecek olan ve bu konularda bilgi ve tecrübesi olan avukat eşliğinde belirlenecek stratejidir denilebilir.

Uyuşturucu Suçlarında Etkin Pişmanlık Nedir?

Uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık hükümleri 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 192. Maddesinde detaylıca anlatılmıştır. Bu noktada kanun koyucu uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçları (TCK 188. madde) ile uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıcılığı suçlarını (TCK 191. Madde) etkin pişmanlığa tabi kılmıştır. Buna göre;

  • 5237 sy. TCK 192/1 hükmü “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
  • 5237 sy TCK 192/2 hükmü “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
  • 5237 sy TCK 192/3 hükmü “Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.”
  • 5237 sy TCK 192/4 hükmü “Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan hata sanık yahut şüphelinin resmi makamlar tarafından yakalandıktan sonra pişman olarak tüm olayı kabul etmesi ve 5237 sy. TCK’nın 192. Maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan faydalanacağını düşünmesidir. Kanun metninden açıkça anlaşılacağı üzere bu suçlardaki pişmanlığın resmi makamlarca yakalanmadan veya resmi makamların suçtan haberi olmadan önce olması gerekmektedir.

Yakalandıktan yahut resmi makamlar suçtan haberdar olduktan sonra faydalanabileceği etkin pişmanlık hükmü ise 192/3. Fıkrasında izah edilmiş olup söz konusu fıkra açıkça “suçun meydana çıkmasını ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişiyi” aramaktadır. Yani sanık yahut şüpheli yakalandıktan sonra “ben bu uyuşturucu maddeyi bizim mahalledeki … abiden aldım” şeklinde beyanda bulunması etkin pişmanlıktan faydalanacağı anlamına gelmemektedir. 

Uyuşturucu Davası Ortalama Ne Kadar Sürer?

Uyuşturucu davaları, yargılamanın yapıldığı adliyenin yoğunluğuna, dosyadaki sanık sayısına, sanıkların mahkemece sorgusunun yapılıp yapılmadığına, toplanacak delillerin tamamının toplanıp toplanmadığına bağlı olmakla birlikte yerel mahkeme yargılaması 9 ay ile 2 sene arasında sürebilmektedir.

Kartal’da Uyuşturucu Davalarına Hangi Mahkeme Bakar?

5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun’nun 11 ve 12. Maddeleri asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinin görev alanlarını belirlemektedir. Buna göre;

  • Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), (…) 9 hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir.
  • Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır.

Bu bilgiye göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesinde düzenlenen “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçu Asliye ceza mahkemelerinin görev alanına girmekteyken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. Maddesinde düzenlenen uyuşturucu imal, ithal ve uyuşturucu ticareti suçu ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmektedir.

Kartal Uyuşturucu Avukatı Ücretleri

Her avukat kabul etmek istediği dosya ile alakalı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altına düşmemek şartıyla istediği fiyatı belirlemekte özgürdür. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ise her yıl Resmi Gazetede yayımlanır. 04/11/2025 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete’de bulunan asgari ücret tarifesine göre;

  • Asliye Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalarda belirlenen ücret 45.000 TL,
  • Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için ücret 65.000 TL’dir.

Bunun yanında Türkiye’deki her baro ayrıca bulunduğu ilin ekonomik koşullarını dikkate alarak tavsiye ettiği bir ücret tarifesi de bulunmakta olup bu ücret tarifesi de Baroların Yönetim Kurulunca alınacak karar ile Avukatlara duyurulmaktadır. İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun 08.12.2025 gün ve 115/19 sayılı kararı ile belirlediği Tavsiye Niteliğindeki En Az Ücret çizelgesine göre;

  • Ağır / Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
  1. A) Sanık Müdafiliği 300.000 TL
  2. B) Mağdur / Katılan Vekilliği 175.000 TL
  • Asliye Ceza / Çocuk Mahkemesi
  1. A) Sanık / SSÇ Müdafiliği 175.000
  2. B) Mağdur / Katılan Vekilliği 125.000
Bu içerik, ceza hukuku, aile hukuku ve boşanma davaları alanında çalışan Av. Ahmet Hilmi Durak tarafından bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
İçerik, genel hukuki bilgi niteliğindedir; mevcut uyuşmazlığınız için hukuki danışmanlık almanız önerilir.

YAZAR : AV. AHMET HİLMİ DURAK

KONTROL EDEN: AV. BÜŞRA NUR ALTINOKLU DURAK

SON GÜNCELLEME : 01/06/2026

Ücretli Danışmanlık Hattı