Call us now:
Kartal Mal Paylaşım Avukatı
Kartal Mal Paylaşım Avukatı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 202 ve devamı maddelerinde düzenlenen Mal paylaşımı davası yasal ismi ile mal rejiminin tasfiyesi davası genel olarak eşlerin evlilik birliğinde edinmiş oldukları malların eşit şekilde paylaşılması anlamına gelen bir dava çeşididir.
Uygulamada sıklıkla mal paylaşımı davasının, boşanma davası ile aynı davada açıldığı görülmekteyse de mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası boşanma davasının kesinleşmesinden sonra görülecek bir dava olduğundan boşanma davası ile birlikte açılması mümkün değildir. Aşağıda detaylandıracağımız üzere aynı anda ancak ayrı dilekçelerle açılmasında büyük fayda bulunmaktadır. Ancak bu bir zaruret olmayıp boşanma davasının kesinleşmesinden sonra da açılabilmektedir.
Eşlerin evlilik birliğinde edindikleri malların paylaşımı ile alakalı en önemli husus 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/01/2002 tarihidir. Zira bu tarihten önce kullandığımız 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’ne göre eşlerin evlilik birliğinde edinmiş oldukları mal, hangi eş adına kayıt edildiyse onun kabul edilmekteydi. Bu husus “mal ayrılığı rejiminin” yasal rejim kabul edilmesinden kaynaklıydı. Ancak yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre yasal rejim “edinilmiş mallara katılma rejimi” olarak belirlenmiş ve kural olarak malların yarı yarıya paylaşımı esas hale getirilmiştir. Her iki kanun açısından da ortak olan kural; evlilik öncesi edinilen malların kişisel eşya sayılması ve mal paylaşımına dahil edilmemesidir.
Yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre yasal rejim “edinilmiş mallara katılma rejimi” olarak belirlendiğinden bahsetmiştik. Bu rejim aksi seçilmedikçe kanunen mevcut olan rejim olup bu rejimi seçmek için herhangi bir işlem yapılması gerekmemektedir. Hemen belirtelim ki halk arasında “evlilik sözleşmesi” olarak bilinen ve yasal ismiyle mal rejimi sözleşmesi olan “edinilmiş mallara katılma rejimi” dışında başkaca bir rejimin seçilmesi manasına gelmektedir. Evlilik sözleşmesinde eşler boşanma yahut ölüm ile evliliğin sona ermesi durumunda mal varlıklarının akıbetini noter huzurunda belirledikleri sözleşme türü olup yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimi dışında herhangi bir rejim seçilmesi manasına gelmektedir.
Boşanmada Mal Paylaşımı Davası Nedir?
Yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre eşler 01/01/2002 tarihinden sonra evlilik birliğinde edinmiş oldukları malların yarı yarıya paylaşımı esastır. Bunun bazı istisnaları bulunmakta olup bu istisnalara aşağıda değinilecektir. Boşanma davası boşanma kararı ile kesinleştikten sonra taraflar arasında evlilik birliğinde edinilmiş mallara ilişkin bir sıra işlem gerçekleştirilir. Bunları kısaca şu şekilde özetleyebiliriz;
- Öncelikle her eş mal paylaşımı yapılmadan önce kişisel eşyalarını almaktadır. Kişisel mallar mal paylaşımı yapılırken dikkate alınmaz. Bu kişisel eşyalar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 220. Maddesinde sayılmış olup özellikle eşlerin miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlıkları ve evlilik öncesi edinilen mallar uygulamada önem arz etmektedir.
- Her eş kendi kişisel malını aldıktan sonra kalan mallar kural olarak edinilmiş mal kabul edilir ve bu mallar yarı yarıya paylaşılır (istisnalar dışında). Edinilmiş mallar, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 219. Maddesinde özellikle “Çalışmasının karşılığı olan edinimler, Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, Kişisel mallarının gelirleri, Edinilmiş malların yerine geçen değerler” şeklinde belirtilmiştir.
- Bazı durumlarda eşlerin kişisel malları ile edinilmiş mal alınmış olabilir. Bu durumlarda bir denkleştirme yapılması gerekecektir. Denkleştirme şu hallerde yapılır; bir eşin edinilmiş mallara kişisel malı ile yaptığı katkı veya kişisel mala edinilmiş mallar ile yapılan katkı. (4721 sy. TMK 230/1)
- En nihayet edinilmiş mallar tespit edildiğinde malların değerlemesi karar tarihine en yakın tarihe göre yapılacaktır.
Eşler mal rejiminin tasfiyesi davasında mal paylaşımı ile alakalı olarak 3 talepte bulunabilir;
- Katılma Alacağı Talebi; Bu alacak kalemi temel olarak edinilmiş malların yarısı manasına gelmektedir. Mal, eğer diğer eşin adına kayıtlı ise ve edinilmiş mal ise bu malın yarı bedeli, katılma alacağı olarak isimlendirilir. Ayrıca eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ve bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler de eklenecek değer olarak isimlendirilerek katılma alacağı hesaplanırken edinilmiş mallara dahil edilecektir (4721 sy. TMK 229. Madde).
- Katkı Payı ve Değer Artış Payı Alacağı Talebi; Yukarıda bahsedildiği üzere Katkı payı alacağı talebi eski medeni kanunda mevcut olan bir düzenleme olup yeni kanun ile yani 01/01/2002 tarihinden sonra Değer Artış Payı talebinin altında 227. Madde de düzenlenmiştir. Buna göre “eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır.” Anlaşılması gereken 01/01/2002 tarihinden önce sunulan katkı sebebiyle hak iddiasına Katkı Payı Alacağı, bu tarihten sonraki hak iddialarına değer artış payı alacağı gündeme gelecektir. Aradaki fark ise faiz işletilmesi ve malın değerinin hesabı noktasındadır. Katkı payı alacağında, malın dava tarihindeki değeri göz önüne alınıp dava tarihinden itibaren faiz işletilirken; değer artış payı alacağında malın karar tarihine en yakın tarihteki değerine karar tarihinden itibaren işleyecek faiz işletilir.
Bu noktada şunu belirtmek gerekir; yukarıda da izah ettiğimiz üzere mal rejiminin tasfiyesi davası boşanma davasının kesinleşmesi ile görülecektir. Ancak boşanma davasının açılması ile (boşanmaya karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi şartıyla) mal rejimi sona ermiş kabul edilecektir (4721 sy. TMK 225/2). Yani anlaşılması gereken mal rejiminin açıldığı tarih değil boşanma davasının açıldığı tarih mal rejiminin sona erdiği tarihtir.
Ayrıca eşler birbirlerinden edinilmiş malların yarısını isteyebilse de bu “yarısı” bedel manasında kullanılmaktadır. Örneğin tapuda ½ hissesinin devri sağlanamayacak; ½ hissesinin bedeli alacak olarak diğer eşe verilecektir. Elbette diğer eş, bu bedeli karşılayamadığı durumlarda cebri icra yoluyla bu eşten tahsiline girişilecektir.
Boşanmada Hangi Mallar Paylaşılır Hangi Mallar Paylaşılmaz?
Öncelikle soruda bulunan en büyük hata; boşanma davasında mal paylaşımı yapılacağının sanılmasıdır. Yukarıda detaylıca izah ettiğimiz üzere boşanma davasında mal paylaşımı yapılmayacaktır. Mal paylaşımı; mal rejiminin tasfiyesi davası adı altında boşanma davasından ayrı bir şekilde açılır ve boşanma davasının kesinleşmesinden sonra görülmeye başlar. Mal paylaşımı davasında; 4721 sy. Türk Medeni Kanunu’nun 219. Maddesinde sayılan edinilmiş mallar, paylaşıma tabidir. Bu mallar genel olarak her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleri olmakla kanun şunları özellikle belirtmiştir;
- Çalışmasının karşılığı olan edinimler (maaş, maaşla alınan araba, ev, maaştan biriktirilen para vb.)
- Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler (işsizlik maaşı, kıdem, ihbar tazminatı, SGK paraları vb.),
- Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,
- Kişisel mallarının gelirleri (miras kalan evin kira gelirleri, kişisel mal olan paranın mevduat getirisi vb.),
- Edinilmiş malların yerine geçen değerler
Mal paylaşımı davasında; 4721 sy. Türk Medeni Kanunu’nun 220. Maddesinde sayılan kişisel mallar, paylaşıma tabi değildir. Bu mallar her eşe özgülenmiş kişisel eşyalar denebilir. Kanun koyucu şu eşyaları kişisel eşya kabul etmiş olup ispatlandığı ölçüde ispatlanan sair eşyalar da kişisel mal kabul edilebilir;
- Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
- Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
- Manevî tazminat alacakları,
- Kişisel mallar yerine geçen değerler
Mal Paylaşımı Davasında Değer Tespiti Nasıl Yapılır?
Mal paylaşımı davasında malın değeri tespit edilirken genel kural karar tarihine en yakın değer dikkate alınmaktaysa da örneğin 01/01/2002 öncesi edinilmiş mallara ilişkin katkı payı alacağı iddiası varsa malın değeri dava tarihine göre hesaplanacak ve dava tarihinden itibaren işleyecek faiz talep edilecektir. Zina (Aldatma) ve Hayata Kast Nedenine Dayalı Boşanma Davası İspat Edilirse Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161. Maddesinde düzenlenen zina (aldatma) ve 162. Maddesinde düzenlenen hayata kast malum olduğu üzere özel boşanma nedenlerindendir.
Eğer boşanma davası bu iki nedenden birisiyle açılır ve ispatlanırsa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 236. Maddesine göre kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. Bu madde ile anlaşılması gereken katılma alacağıdır. Yani aldatan veya diğer eşin hayatına kasteden eşin edinilmiş mallardaki hakkı yarısı olmayacak tamamen kaldırılabilecek veya azaltılabilecektir. Ancak katkı payı ve değer artış payı alacağı taleplerini azalma yahut kaldırma olmaksızın isteyebilecektir. Yani edinilmiş mal olarak kabul ettiğimiz bir evin tamamını aldatan eş kaybedebilirken; bu eve kişisel malı ile 1.000.000 TL katkı yapan aldatan eş bu katkısını geri isteyebilecektir.
Mal Paylaşımı Avukatının Görevleri
Mal paylaşımı avukatı, eşlerin evlilik birliğinde edinmiş olduğu malların paylaştırılması sürecinde müvekkilinin hak ettiği malı alması için çaba göstermektedir. Yukarıda da izah edildiği üzere bu süreç oldukça karışık ve tecrübe gerektirmekte olup bilirkişilerin yapmış olduğu hesapların doğruluğunu kontrol etmek, yargılamada müvekkilinin hak ettiği mala hükmedilip hükmetmediğini denetlemek mal paylaşımı avukatının asli görevlerindendir.
Eşlerden Birinin Mal Kaçırması Durumunda Ne Yapılabilir?
Mal paylaşımı yani hukuki anlamda mal rejiminin tasfiyesi davası çekişmeli boşanma davasından ayrı başka bir davadır. Hatta öyle ki; mal paylaşımı davası boşanma davasının kesinleşmesinden sonra görülecek bir dava çeşididir. Uygulamada avukatlar olarak bu iki davanın aynı anda açılmasını şiddetle tavsiye etmekteyiz. Her ne kadar mal paylaşımı davası, boşanma davasının kesinleşmesinden sonra görülecek olsa da malum olduğu üzere boşanma davalarının kesinleşmesi 9 ay ile 4 sene arasında sürebilmektedir. Bu süre zarfında eşler birbirlerinden mal kaçırma gayesi ile taşınır ve taşınmazlarında bazı tasarruflarda bulunabilmektedir. Bu tasarrufların önüne geçmek amacıyla aynı anda davayı ikame ederek mahkemeden tedbir kararı alınmalı ve dava görülmeye başlayana kadar malların diğer eşin elinde bulunması sağlanmalı ve en nihayet mal rejiminin tasfiyesi davası da neticelendiğinde diğer eşe hakkı ölçüsünde hak ettiği verilmelidir.
Zira eğer bu şekilde yapılmazsa tabi ki mahkemece geriye dönük 2 yıllık tasarruflar tasfiyeye dahil edilecektir ancak tedbir olsa mal olarak tedbir olmazsa para olarak dahil edilecektir. Günümüzde de borçludan para alabilmek oldukça güç bir durumdur. Yanlış anlamanın önüne geçmek adına şu izahı da yapmak gereği duymaktayız; tedbirli mal, mal olarak dahil edilmekteyse de mal elinde bulunmayan taraf, elinde bulunan taraftan fiziken mal alamayacaktır.
Bir diğer değiş ve örnekle; A isimli eş adına kayıtlı bir konut olsun, B isimli diğer eş normal şartlar altında dava sonunda bu konutun tapu kaydında 1/2 hissedar olamayacak Mahkemece karar tarihine en yakın tarihte söz konusu evin rayiç bedeli tespit edilecek ve tespit edilen bedelin 1/2 ‘sini A isimli eşten tahsil edecektir. Söz konusu bedeli A isimli eşten tahsil edememesi durumunda konut icra yoluyla satılacak ve B isimli diğer eş hak ettiği bedeli tahsil edebilecektir.
Mal Paylaşımı Davası Nasıl Açılır?
Halk arasında bilinen en yaygın hata boşanma davasında malların bölünmesinin de istenmesidir. Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası ile boşanma davası birbirinden bağımsız iki ayrı davadır. Hatta işbu makalede izah ettiğimiz üzere Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası boşanma davasının kesinleşmesinden sonra görülmeye başlanacaktır. Aşağıda “Eşlerden Birinin Mal Kaçırması Durumunda Ne Yapılabilir?” başlığı altında gerekçesini izah ettiğimiz üzere şiddetle tavsiyemiz; bu iki davanın aynı anda açılmasıdır. Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası, dava dilekçesi ile açılır. Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) dava dilekçesi, 6100 sy. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. Maddesinde belirtilen hususları içermesi kanuni bir zorunluluk olup bu hususların bulunmaması durumunda Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası usulden reddedilecektir. Bu hususlar aynen;
- Mahkemenin adı,
- Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri,
- Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
- Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin ve davacı vekilinin adı, soyadı ve adresleri,
- Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri,
- Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri,
- İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği,
- Dayanılan hukuki sebepler,
- Açık bir şekilde talep sonucu,
- Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası
Şeklindedir. Bu hususlardan; Mahkemenin adının, Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değerinin, Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin, İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin ve Dayanılan hukuki sebeplerin dışında kalan hususların eksik olması halinde mahkeme hakimi tarafından davacıya bir haftalık kesin süre verilir ve bu eksikliğin giderilmesi istenir. Ancak Mahkemenin adının, Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava konusunun değerinin, Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin, İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin ve Dayanılan hukuki sebeplerin eksik olması halinde duruşmalar başladığında bu eksiklikler giderilemeyecek ve başlangıçta belirtilen hususlar ile dava görülecektir.
Bu nedenle yukarıda belirtilen tüm hususların dava dilekçesinde ifade edilmesi kanuni bir zorunluluk olup daha sonra yargılama aşamasında ileri sürülemeyecektir. Çünkü 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141. Maddesinde açıkça “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.” Amir hükmü bulunmaktadır. Dava dilekçesi hazırlandıktan sonra bu Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) dava dilekçesi, Mal rejiminin ölümle sona ermesi durumunda ölenin son yerleşim yerinin bağlı olduğu adliyeye, Boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan mahkemenin olduğu adliyeye, diğer durumlarda davalı eşin yerleşim yerinin bağlı olduğu adliyeye harçları ve masrafları ödemek suretiyle sunulur. Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davasına bakacak mahkeme Aile Mahkemesidir.
Aile Mahkemesinin olmadığı adliyelerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla yargılamayı yürütür. Akabinde Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) dava dilekçemiz mahkeme tarafından; davalı eşe tebligat kanunundaki usullere göre tebliğ ettirilir. Davalı eşin de tebliğden sonra 2 haftalık süre içinde dava dilekçesinde ileri sürülen iddialara cevap hakkı vardır. Aynı şekilde bu cevap dilekçesinde de bulunması zorunlu olan hususlar vardır. Bu hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 129. Maddesinde açıkça ifade edilmiştir.
Cevap dilekçesinin de davacıya tebliğinden sonra davacının 2 haftalık cevaba cevap dilekçesi sunma hakkı binaenaleyh davalının da bu cevaba cevap dilekçesini sunduktan sonra ikinci cevap dilekçesini sunma hakkı bulunmaktadır. Buna dilekçeler teatisi veya dilekçeler aşaması denir ki tüm yargılama bu dilekçelerde iddia edilen olaylara ve bu olayların ispatına göre yürütülür. Bu sebeple bu aşamaya yargılamanın kalbi nitelemesini yapmak yanlış olmayacaktır.
Mal Paylaşımı Davası Ortalama Ne Kadar Sürer?
Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davaları, yargılamanın yapıldığı adliyenin yoğunluğuna, dosyadaki toplanacak delillerin tamamının toplanıp toplanmadığına, rejime tabii malların miktarına, tanık sayısına bağlı olmakla birlikte yerel mahkeme yargılaması 9 ay ile 2 sene arasında sürebilmekteyse de yukarıda da izah ettiğimiz üzere Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davası her ne kadar boşanma davası ile aynı anda açılsa da boşanma davasının neticelenmesini bekleyeceği için açıldığı andan itibaren yaklaşık 4 ila 5 sene sonunda neticelenebilmektedir.
Kartal’da Mal Paylaşımı Davalarına Hangi Mahkeme Bakar?
Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davalarına Aile mahkemeleri bakmaktadır. Aile mahkemeleri; 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ile kurulan özel bir mahkemedir. Kural olarak her yargı çevresinde bir Aile mahkemesi bulunmalıdır. Ancak Aile mahkemelerinin olmadığı çevrelerde Asliye hukuk mahkemeleri aile mahkemesi sıfatıyla Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davasına bakabilecektir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. Maddesinde;
- 11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler,
- 5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi,
- Kanunlarla verilen diğer görevler.
Bu bilgiye göre; Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davasına bakacak mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin olmadığı adliyelerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemesi sıfatıyla yargılamayı yürütür. Kartal’da Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) Davalarına ise “Esentepe Mah. E-5 Güney Yan Yol Cad. No:39 Kartal / İstanbul” adresindeki İstanbul Anadolu Adalet Sarayı’nda bulunan 29 adet Aile mahkemesinden biri bakacaktır. Bunun yanında Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) Davalarının hangi adliyede açılması gerektiği ise 4271 sy. Türk Medeni Kanunu’nun 214. Maddesinde düzenlenmiş olup bu düzenlemeye göre;
- Mal rejiminin ölümle sona ermesi durumunda ölenin son yerleşim yerinin bağlı olduğu adliyede,
- Boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan mahkemenin olduğu adliyede,
- Diğer durumlarda davalı eşin yerleşim yerinin bağlı olduğu adliyede açılmak zorundadır.
Mal Paylaşımı Avukatı Ücretleri
Her avukat kabul etmek istediği dosya ile alakalı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altına düşmemek şartıyla istediği fiyatı belirlemekte özgürdür. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ise her yıl Resmi Gazetede yayımlanır. 04/11/2025 tarihinde yayımlanan Resmi Gazete’de bulunan asgari ücret tarifesine göre; Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davalarında belirlenen asgari ücret oransal olarak hesaplanır ve 45.000 TL’den az olmamak koşuluyla aşağıda mevcut tablodaki gibi bir hesaplama yapılır; (Hesaplama örnek olarak 10.000.000,00 TL üzerinden yapılmıştır.)
| Dilim Aralığı / Kapsam | Oran (%) | Tutar (TL) |
|---|---|---|
| İlk 600.000,00 TL için | %16 | 96.000,00 TL |
| Sonraki 600.000,00 TL için | %15 | 90.000,00 TL |
| Sonraki 1.200.000,00 TL için | %14 | 168.000,00 TL |
| Sonraki 1.200.000,00 TL için | %13 | 156.000,00 TL |
| Sonraki 1.800.000,00 TL için | %11 | 198.000,00 TL |
| Sonraki 2.400.000,00 TL için | %8 | 192.000,00 TL |
| Sonraki 3.000.000,00 TL için (2.200.000,00 TL) | %5 | 110.000,00 TL |
| Sonraki 3.600.000,00 TL için | %3 | 0,00 TL |
| Sonraki 4.200.000,00 TL için | %2 | 0,00 TL |
| 10.000.000,00 TL için TOPLAM | 1.010.000,00 TL | |
Bunun yanında Türkiye’deki her baro ayrıca bulunduğu ilin ekonomik koşullarını dikkate alarak tavsiye ettiği bir ücret tarifesi de bulunmakta olup bu ücret tarifesi de Baroların Yönetim Kurulunca alınacak karar ile Avukatlara duyurulmaktadır. İstanbul Barosu Yönetim Kurulunun 08.12.2025 gün ve 115/19 sayılı kararı ile belirlediği Tavsiye Niteliğindeki En Az Ücret çizelgesine göre; İstanbul’daki Mal rejiminin tasfiyesi (mal paylaşımı) davalarında 2026 yılı itibarı ile belirlenen tavsiye niteliğindeki ücret 188.500 TL‘den az olmamak üzere dava değerinin %16’sıdır. Bu ücret anlaşmaya bağlı olarak tüm mal varlığı üzerinden değil müvekkilin payına düşen mal üzerinden yapılabilir.
